1. Anasayfa
  2. HABERLER

Jeotermal Sektörü Düşen PTF Nedeniyle Taban Fiyat Düzenlemesi İstiyor

Jeotermal Sektörü Düşen PTF Nedeniyle Taban Fiyat Düzenlemesi İstiyor
0

Jeotermal de düşen PTF, YEKDEM destek süresi sona eren elektrik üretim tesisleri açısından gelir baskısını artırırken, sektör temsilcileri Piyasa Takas Fiyatı’na (PTF) bağlı taban fiyat mekanizmasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Son üç yılda elektrik piyasasında yaşanan fiyat gerilemesi, özellikle baz yük üretim yapan jeotermal santrallerin işletme sürdürülebilirliği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Haziran ayı verilerine göre 2023 yılında 70,33 ABD doları/MWh seviyesinde bulunan ortalama PTF, 2026 yılı Haziran ayında 26,89 ABD doları/MWh’ye kadar gerileyerek yaklaşık yüzde 62 oranında düştü.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamından çıkan jeotermal santraller için bu tablo, yalnızca gelirlerin azalması anlamına gelmiyor; aynı zamanda yüksek işletme maliyetlerinin karşılanmasını da zorlaştırıyor. Güneş ve rüzgâr santrallerinden farklı olarak günün her saatinde kesintisiz üretim yapabilen jeotermal santraller, elektrik sisteminde baz yük sağlayan stratejik üretim tesisleri arasında yer alıyor. Ancak mevcut piyasa fiyatlarının, bu tesislerin sürekli üretim yapısından kaynaklanan maliyet yapısını yeterince karşılayamadığı belirtiliyor.

Haziran Verileri PTF’deki Sert Gerilemeyi Ortaya Koydu

Elektrik piyasasında oluşan ortalama Piyasa Takas Fiyatı son dört yılda dikkat çekici bir düşüş gösterdi.

Haziran 2023’te 70,33 ABD doları/MWh olan ortalama PTF, Haziran 2024’te 64,58 ABD doları/MWh, Haziran 2025’te 55,99 ABD doları/MWh ve Haziran 2026’da ise 26,89 ABD doları/MWh seviyesine geriledi.

Böylece üç yıllık dönemde ortalama piyasa fiyatında yaklaşık yüzde 62 oranında düşüş yaşandı.

Sektör temsilcileri, bu gerilemenin özellikle YEKDEM süresi sona ermiş jeotermal santraller üzerinde ciddi ekonomik baskı oluşturduğunu ifade ediyor.

Jeotermal Santrallerin İşletme Maliyetleri Yüksek Seyrediyor

Jeotermal elektrik üretiminde işletme maliyetleri, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre daha yüksek seviyelerde bulunuyor.

Kuyuların sürekli bakımı, reenjeksiyon işlemleri, kabuklaşmayı önleyici kimyasal uygulamaları, rezervuar yönetimi, ekipman yenilemeleri ve yüksek nitelikli mühendis istihdamı gibi gider kalemleri, santrallerin düzenli ve yüksek işletme harcamalarıyla faaliyet göstermesine neden oluyor.

Bu nedenle PTF’deki düşüş yalnızca gelir kaybı yaratmıyor; aynı zamanda mevcut tesislerin bakım, modernizasyon ve yeni kuyu yatırımlarının ertelenmesine de yol açabiliyor.

Sektör temsilcileri, mevcut fiyat seviyelerinde bazı santrallerin teknik olarak üretime devam etmesine rağmen ticari açıdan sürdürülebilirliğin giderek zorlaştığını belirtiyor.

JESDER: Taban Fiyat Mekanizması Değerlendirilmeli

JESDER Başkanı Ufuk Şentürk, PTF’deki sert gerilemenin yalnızca üretici gelirleri açısından değil, elektrik sisteminin güvenliği bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Şentürk, YEKDEM sonrası dönemde jeotermal santraller için PTF’ye bağlı bir taban fiyat mekanizmasının değerlendirilmesini önererek, gelirlerdeki aşırı dalgalanmaları sınırlayacak azami ve asgari uzlaştırma fiyat aralığı oluşturulabileceğini söyledi.

Bu yaklaşımın yeni bir destek mekanizmasından ziyade, jeotermal santrallerin sürdürülebilir işletme koşullarını koruyacak dengeli bir piyasa çerçevesi oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Geçiş Dönemi İçin İstikrarlı Gelir Yapısı Önerisi

Özellikle 2010-2020 yılları arasında devreye alınan ve bugün YEKDEM destek süresi sona eren jeotermal santraller için geçiş dönemine yönelik koruyucu fiyat mekanizmalarının sektör açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.

Sektörün temel beklentisinin piyasa fiyatlarının yapay şekilde yükseltilmesi olmadığına dikkat çekilirken, yerli, sürekli ve öngörülebilir üretim yapan jeotermal santrallerin sisteme sağladığı değeri dikkate alan daha istikrarlı bir gelir yapısının oluşturulması gerektiği belirtiliyor.

Uzmanlara göre böyle bir model, mevcut tesislerin faaliyetlerini sürdürebilmesine katkı sağlayacağı gibi yeni jeotermal yatırımlarına yönelik yatırım iştahını da destekleyebilir.

Aksi durumda düşük piyasa fiyatlarının kısa vadede tüketici lehine görünse de orta ve uzun vadede yatırım hızının yavaşlaması ve arz güvenliği açısından daha kırılgan bir piyasa yapısı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.