1. Anasayfa
  2. HABERLER

Ümit Şahin, ”2050’de fosil yakıtlara dayalı enerji üretimi sadece yüzde 7 olurken, güneş, rüzgar, jeotermal ve biyokütlenin elektrik üretimindeki payı yüzde 80’e yükselecek”

Ümit Şahin, ”2050’de fosil yakıtlara dayalı enerji üretimi sadece yüzde 7 olurken, güneş, rüzgar, jeotermal ve biyokütlenin elektrik üretimindeki payı yüzde 80’e yükselecek”
0

Türkiye’nin 2050’de elektrik üretiminin yüzde 91’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayabileceği öngörülürken, ulaşım sektöründe temiz enerji dönüşümünün hızlanmasıyla elektrikli araçların binek araç pazarındaki payının artacağı düşünülüyor.

abancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nin (IPM) Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası çalışmasının üçüncü ve son raporu olan “Dönüşümün Takvimi ve Coğrafyası”, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı (COP28) kapsamında düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası’nın ilk raporunda Türkiye’nin emisyonlarını karbon tutma ve yakalama teknolojileri kullanılmadan 2030’da 2018 seviyesine göre yüzde 32 ve 2050’de yüzde 68 azaltabileceği tespit edildi.

İkinci raporda Türkiye’de net sıfır emisyona ulaşmak için gereken yatırım maliyetinin 2020-2030 dönemi için 101 milyar dolar olduğu, bunun da yıllık 10 milyar dolarlık yatırım ihtiyacına karşılık geldiği hesaplandı.

COP28’de açıklanan son raporda ise, elektrik sektöründe mevcut kömür santrallerinin hangi takvimde ve sırayla devreden çıkarılabileceği, devreye alınacak gaz, yenilenebilir enerji ve depolama tesislerinin coğrafi dağılımı, ne zaman ve hangi büyüklükte kurulması gerektiği incelendi.

Buna göre, Türkiye linyit kömür santrallerinin hepsini 2035’e kadar, ithal kömür santralleri dahil tüm kömür santrallerini ise 2040’tan önce devreden çıkarabilir.

Fosil yakıtların elektrik üretimindeki payı 2050’de yüzde 7’ye gerileyebilir

Basın toplantısında raporun çıktılarını açıklayan Sabancı Üniversitesi İPM İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, Türkiye’nin 2053’te net sıfır emisyona ulaşma hedefinin çok önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Üç yıldır yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalarla, yenilenebilir ve temiz kaynaklara dayalı bir enerji sistemiyle 2053’te net sıfır emisyon hedefine ulaşmanın mümkün olduğunu gösterdik. Türkiye’nin emisyonları 2050’ye kadar yüzde 68 azalabilir. Şebeke esnekliğini sağlayacak önlemlerin alınmasıyla yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı 2050’de yüzde 91’e ulaşabilir, depolama sistemlerinin kapasitesi 40 gigavatı bulabilir. Elektrikli araç stokunun ise 2050’de 19,4 milyona ulaşarak binek araç pazarındaki payının yüzde 66’ye çıkabileceğini öngördük.”

Linyit kömür santral kapasitesinin 2030’da 3 gigavata düşürülebileceğini ve bu santrallerin 2035’te tamamen kapatılabileceğini ifade eden Şahin, “İthal kömürlü termik santral kapasitesinin ise 2030’da 4 gigavata gerileyeceğini ve 2035’ten sonra tamamen kapatılabileceğini hesapladık. Böylece 2050’de fosil yakıtlara dayalı enerji üretimi sadece yüzde 7 olurken, güneş, rüzgar, jeotermal ve biyokütlenin elektrik üretimindeki payı yüzde 80’e yükselecek.” bilgisini paylaştı.

Kaynak: AA Haber Bülteni

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.