Jeotermal Soğutma Binaların Yaz Aylarındaki Enerji İhtiyacını Karşılayabilir

Türkiye’de yaz aylarında artan klima kullanımı elektrik talebini yükseltirken, jeotermal soğutma teknolojisi binaların soğutma ihtiyacına alternatif çözüm sunuyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin güçlü jeotermal enerji potansiyelinin yalnızca elektrik üretimi ve konut ısıtmasında değil, soğutma sistemlerinde de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kındap, yaz aylarında klima kullanımının yoğunlaştığı 12.00 ile 18.00 saatleri arasında soğutma kaynaklı tüketimin ülke elektrik tüketiminin ortalama yüzde 10’unu oluşturduğunu söyledi. Kındap, jeotermal soğutma sistemlerinin elektrik şebekesi üzerindeki yükü azaltabileceğini ve Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Jeotermal enerji sadece ısıtmada kullanılmamalı

Ali Kındap, jeotermal enerjinin kullanım alanlarının elektrik üretimi ve konut ısıtmasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirtti. Gelişmiş ülkelerde bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerinde jeotermal enerji kullanımının daha yaygın hale geldiğini ve bu uygulamaların kamu yönetimleri tarafından desteklendiğini söyledi.

Kındap, sıcak jeotermal kaynağın soğutma üretiminde kullanılmasının ilk bakışta çelişkili görünebildiğini ancak bunun dünyada uzun süredir bilinen ve uygulanan bir teknoloji olduğunu vurguladı.

Otel, hastane ve kampüslerde jeotermal soğutma

Ege Bölgesi başta olmak üzere güçlü jeotermal potansiyele sahip bölgelerde bulunan oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri, üniversite kampüsleri, kamu binaları, veri merkezleri ve toplu konut alanlarının jeotermal soğutma açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kındap, farklı teknolojilerin kullanılabileceğini söyledi.

Kındap, yerin görece sabit sıcaklığından faydalanan jeotermal ve toprak kaynaklı ısı pompalarıyla kışın ısıtılan binaların yazın soğutulabileceğini ifade etti. Uygun sıcaklıktaki jeotermal kaynaklardan absorpsiyonlu sistemlerle doğrudan soğutma enerjisi de üretilebildiğini belirtti.

Jeotermal soğutma şebekenin sigortası olabilir

Ali Kındap, bir hastanenin, otelin, üniversite kampüsünün veya organize sanayi bölgesinin ısıtma ve soğutma ihtiyacının ayrı ayrı ele alınması yerine 12 aylık enerji ihtiyacının tek bir entegre sistem üzerinden planlanabileceğini söyledi.

Kındap, jeotermal soğutmanın doğru bölgelerde ve doğru projelerde elektrik şebekesinin sigortalarından biri olabileceğini ifade etti.

Türkiye’de klima sayısı 2035’e kadar iki katına çıkacak

Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunduğunu belirten Kındap, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı projeksiyonlarına göre bu sayının 2035’e kadar yaklaşık iki katına çıkacağını söyledi.

Kındap, hanelerde kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı toplam elektrik tüketiminin 2025 yılında 5 ila 6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035 yılında 12 bin gigavatsaatin üzerine çıkacağını belirtti.

Jeotermal soğutma için pilot bölgeler belirlenmeli

JED Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin yüksek jeotermal potansiyele sahip kentlerinde jeotermal soğutma fizibiliteleri hazırlanması çağrısında bulundu. Kındap, kamu binaları, hastaneler, üniversiteler, turizm tesisleri ve organize sanayi bölgeleri için uygun projelerin belirlenmesini, yatırım teşviklerinin devreye alınmasını ve yerli ekipman ile mühendislik kapasitesinin bu alana yönlendirilmesini istedi.

Kındap, jeotermal enerjinin elektrik üretimi, bina ısıtması ve soğutmanın yanı sıra sera, sanayi, tarımsal üretim ve turizm gibi farklı kullanım alanlarında değerlendirilebileceğini belirterek, jeotermal soğutmanın Türkiye’nin artan soğutma ihtiyacına karşı yerli, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir çözüm olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yazı gezinmesi

Mobil sürümden çık