Türkiye’de Jeotermal Enerji

Türkiye’de jeotermal enerji araması 1960’lı yılların ilk yansında başlamıştır. Başlangıçtaki arama çabaları, elektrik üretim potansiyeli olan yüksek entalpili sahalar üzerinde odaklanmış ve Kızıldere, Germencik gibi sahalar keşfedilmiştir. Daha sonraki arama çalışmaları Seferihisar, Simav, Salavatlı, Tuzla, Dikili, Caferbeyli gibi bazı orta entalpili sahaların keşfini sağlamıştır. Bununla birlikte, keşfedilen orta entalpili sahaların detaylı araştırıldığı söylenemez. Uygun arama yöntemleri uygulanıp, yatırım da yapılırsa, bazı sahalarda daha yüksek entalpili akışkanlar keşfedilebilir. Adı geçen sahaların bazılarında muhtemel yüksek sıcaklıkları destekleyen jeokimyasal göstergeler vardır. Yakın zamanda, Kavaklıdere adlı yüksek entalpili jeotermal saha keşfedilmiştir.

Kızıldere jeotermal sahasına 17.38 MWe kapasiteli klasik buhar çevrimli elektrik santralı kuruldu ve 1984 yılından beri yaklaşık ortalama 10 MWe güçle elektrik üretmektedir. Gross kapasitesi 8.5 MWe olan, hava soğutmalı binary çevrimli bir jeotermal santral Salavatlı jeotermal sahasına monte edilmektedir ve yıl sonundan itibaren elektrik üretimine başlayacaktır. Germencik-Ömerbeyli jeotermal sahasına 25 MWe kapasiteli binary santral kurulması karan verilmi olup, bugünlerde rezervuar değerlendirme çalışmaları gerçekleştirilmektedir ve 7-8 kuyuluk bir sondaj programı üzerinde çalışılmaktadır.

Türkiye’de jeotermal enerjinin doğrudan kullanımı daha çok merkezi ısıtma sistemleri vasıtasıyla gerçekleşmiştir. îlk merkezi ısıtma sistemi 1987’de kurulmu ve 1991-2004 yıllan arasında 11 merkezi ısıtma sistem daha, ilkini takip etmiştir. Çizelge 4’ten de görüldüğü gibi, merkezi ısıtma sistemlerinin toplam kapasitesi 250 MWt ‘a erişmiştir. Bu merkezi ısıtma sistemlerinin kabaca 35000 konutu ısıttığı tahmin edilmektedir.

Jeotermal enerjinin doğrudan kullanımı, balneoloji ve turistik veya tedavi amaçlı havuzlarda harcananlardır. Türkiye’de birçok kaplıca işletmesi bulunmaktadır. Onların kullandıkları gücü kontrol etmek, sayısallaştırmak veya kayıt altında tutmak oldukça zordur. Bundan dolayı, bilinen büyük kaplıcaların ısıl güç gereksinimleri diğer küçüklerle birlikte mevcut veriler kullanılarak hesaplanmı ve birçok küçük kaplıcanınkiler ise, bilinenler temel alınarak tahmin edilmiştir. Sonuç olarak, balneoloji ve yüzme için toplam 110 MWt ‘lık bir güç gereksinimi tahmini yapılmıştır.

Türkiye’nin jeotermal potansiyeli üzerine ilk bilgiler Roberts (1978) tarafından verilmiştir. Roberts Türkiye’nin Jeotermal Temel Kaynak Potansiyelim 3.1xlO23 J olarak tahmin etmiştir. Türkiye’nin Jeotermal Temel Kaynak Potansiyeli hakkında ikinci bilgiler Serpen, (2000) tarafından sağlanmı ve potansiyel 2.8xlO23 J olarak tahmin edilmiştir.